İçeriğe geç Altbilgiye atla

Gösterişsiz Ama Şık Olmak

Şıklık, çoğu zaman yanlış yerde aranır. Daha çok detayda, daha görünür parçalarda, daha yüksek sesli tercihlerde. Oysa giyim tarihine yakından bakıldığında, şıklığın asıl gücünün geri çekilme cesaretinde olduğu görülür. Gösterişsiz şıklık, az giymek ya da sade görünmek anlamına gelmez. Bu bir yoksunluk hâli de değildir, aksine bir ölçü hâlidir. Neyi ekleyeceğini ve neyi eklememen gerektiğini bilme becerisidir.

1) Şıklık, dikkat çekme isteğiyle başlamaz
Moda tarihçisi Valerie Steele, şıklığın çoğu zaman “fazlalığın yokluğu”ndan ziyade yerinde olma hissinden doğduğunu söyler. Bu, şıklığı bir amaç olmaktan çıkarıp sonuç hâline getirir. Gösterişsiz olan, fark edilmek için çaba göstermez. Çünkü kendini kanıtlama ihtiyacı yoktur. Bu yüzden de kalıcıdır.

2) Gösteriş eskir, ölçü kalır
Her dönemin kendine özgü bir gösteriş dili vardır. Ancak bu dillerin ortak bir kaderi bulunur: hızla eskimek. James Laver’in moda zaman çizelgesi, aşırı olanın önce “çarpıcı”, sonra “sıkıcı”, en sonunda da “demode” hâline geldiğini gösterir. Gösteriş, kendi hızının yükünü taşır. Gösterişsiz olan ise yavaş ilerler. Bu yavaşlık, onu zamana daha dayanıklı kılar.

3) Parça geri çekildiğinde, taşıyıcı öne çıkar
Gösterişsiz şıklığın en belirgin özelliği, kıyafetin kişiyi bastırmamasıdır. Parça konuşmaz; eşlik eder. Bu yüzden gösterişsiz şıklık, “ne giyildiği”nden çok “nasıl durulduğu” ile ilgilidir. Şıklık, giysinin kendisinde değil; giysiyle kurulan ilişkide ortaya çıkar.

4) Sessiz kalite
Günümüzde sıkça kullanılan “quiet luxury” kavramı, aslında yeni bir fikir değildir. Moda teorisyeni Gilles Lipovetsky, modern şıklığın giderek göze sokulan statüden ayırt edici ama sessiz kaliteye yöneldiğini söyler. Bu sessizlik, kendine güvenden gelir. Logoya, aşırı detaya ya da hızlı trendlere ihtiyaç duymaz.

5) Gösterişsiz şıklık bir tercih meselesidir
Gösterişsiz olmak, bilinçli bir tercihtir. Hızlı tüketim yerine uzun eşliği, etki yerine dengeyi seçmektir. Bu tercih, yüksek sesle ilan edilmez. Zaten edilmesine gerek yoktur. Kehva’nın durduğu yer de burasıdır: Şıklığı görünür kılmaya çalışmak yerine; onu yerinde bırakmak. Çünkü bazı şeyler, ancak gösterilmediğinde gerçekten şık kalır.

Yorum bırakın

E-posta
Şifre
Şifreyi Onayla